İsmail
Kara – Yabancı Öğrencilerle Türkçe Deneyimi
Şerife
ve Fatmanurla beraber yabancı öğrenci olan Osman ve
Abdullah ile yaptığımız etkinlikler;
1.Etkinlik:
Öncelikle bu öğrencilerle iletişimi
arttırmak için Erseme gidip onları etkinlik yapmak için davet ettik onlar ise
hoşgörüyle karşıladılar ve beraber
yemekhaneye gittik. Buradaki amaç ise hem sohbet edip hem de bu sohbet
içerisinde samimi hava oluşturarak
günlük konuşma diline yönelik çalışmalar yapmaktı. Elimizden geldiği kadar bunu
yapmaya çalıştık. Bu çalışmalar içerisinde
öncelikle onlara belirli konularda sorular yönelterek onların konuşma
sırasında ki oluşan telaffuz hatalarını onlara farkındalık oluşturarak düzelttik.
Daha sonra Türkçe öğrenmelerindeki
karşılaştıkları zorlukları sorduk onlar ise daha çok dil bilgisi alnında
olduğunu söylediler ve bu dil bilgisini
konuşma dilinde uygulayamadıklarını söylediler. Biz de bunun üzerine cümle
düzeni ve kullanılan yapım ve çekim eklerine yönelik konuşma dili içerisinde
onlara anlattık ve örnek cümleler oluşturmalarını istedik. Bu sayede onlara uygulama fırsatı sunarak karşılıklı
sohbeti etkili kılmaya çalışarak, anlaşıla bilirliği arttırdık. Özellikle
kültürlerini tanımak istediğimizden onlara yemeklerini, iklimlerini, hayatlarını
vb şeyleri sorarak, onların konuşma ve
kendilerini ifade ediş biçimlerine bakarak yeni kelimler öğretmeye çalıştık ve
bu kelimeleri özelliklerine göre anlattık. Yani soyut, mecaz gibi.
2.Etkinik:
İkinci etkinlik olarak ise farklı konularda fikir açısından şehir merkezine
gittik. Tramvayda merkeze giderken havanın sıcak olduğundan bahsettik ve onları
konuşturmak için kendi iklim özelliklerini anlatmalarını istedik. Bu anlatım
sırasında kullandıkları bazı yabancı kelimelerin Türkçe karşılığını söyledik.
Daha sonra Hunat kültür merkezine gidip,
orada oturduk.
Buradaki
çalışmalarımız ise onları daha yakından tanıyarak, kültürel faaliyetlerimizi
anlatarak yeni bir şeyler öğretmekti. Öncelikle kendi kültürümüzden bahsederek
onların dinleme ve anlamalarına yönelik çalışma yaptık. Onlar ise bizim yavaş
konuşarak anlattığımız için anladıklarını söylediler. Fakat genel olarak Türklerin hızlı konuştuğunu ve
büyük oranla bundan dolayı anlamadıklarını ifade ederek hızlı ve doğru telaffuz
etme yollarını elimizden geldiği kadar gösterdik. Bunun
için kültür merkezi içerisinde yer alan sanat odalarını gezerek , sanatımızı ve
bu sanata ait kavramları anlattık. Onlar ise ilgiyle dinleyerek sorular sordu
ve bizde bu soruları yeni anlatım tarzıyla ifade etmeye çalıştık. Özellikle Abdullah’ın İngilizce yakın olması
ve bazı kelimeleri İngilizce söylemesi karşısında ona o kelimelerin Türkçe
karşılığını ve İngilizcede ki kullanılan alfabede yer alan harflerin Türkçe
karşılıklarını öğretmeye çalıştık. Çünkü benim dikkatimi çeken
yanlışlıklar alfabe karışıklığıydı.
Daha sonra yine telaffuza yönelik
yanlışları düzeltmek için bir çok konuda
sohbet etmeye çalıştık. Sanat odalarında
yer alan ve o işle uğraşan kişilerinde ilgiyle karşılaması ve onları tanımaya çalışması gayet faydalı oldu.

Emrah’ın
Öğrencisi Olan Muntasırla Yaptığımız
Etkinlikler
1.Etkinlik:Bu
etkinlikte de diğer etkinlikte olduğu
gibi yabancı arkadaşı davet ettik ve onu almak için Erseme gittik. Bu etkinlik
için Emrah kendi arabasını getirmesi çalışmalarımıza büyük oranda katkı
sağladı. Bunu kısaca anlatmak gerekirse, gitmek istediğimiz yere daha kolay
ulaştık ve bu yolculukta daha doğrusu yol üzerinde yer alan gördüğümüz ögelerin özelliklerini anlatmaya çalıştık.
Adını bilmediği yapıları, tarihi yerleri vb şeyleri açıklamaya çalıştık. Daha
sonra Ali dağında yer alan mesire alanına çıktık. Muntasıra bu mesire alnında yer alan ağaç, çiçek ve
orada bulunan tarihi yerleri anlattık.
Kayserinin manzarasının yüksekten
görünüşünü anlatmak için ona deyim çalışması yaptık. Bu deyim ise “Ayaklarının
altında olmak” deyimidir. Ve bu deyimin ifade ettiği anlamı öncelikle somut
olarak örneklerle açıkladıktan sonra, diğer mecaz olan anlamını ise yüksekten
manzarayı seyir ederken anlattık. Ve bunu da farklı örneklerle destekledik.
Yine
telaffuz çalışması yapmak için Emrah’ın getirmiş olduğu bağlamayı ona tanıttık
ve ne düşündüğünü söylemesini istedik. Muntasır ise bizim müziğimizin özgün
olduğunu ve çok beğendiğini söyledi.
Muntasır
da diğer yabancı öğrencilerde olduğu
gibi o da Türkçeyi anlamama nedeninin
hızlı konuşulduğunu belirtti. Bizde
bunun için dinlediğini anlamasını yardımcı olmak için gayet sakin ve yavaş bir
biçimde konuşmaya çalıştık . Daha sonra Emrah bağlama çalıp, söylemesi bunu
destekler nitelikte oldu. “Çalmak” fiilinden yola çıkarak bazı kullanım
özelliklerini anlattık. Bunlara örnek vermek gerekirse kapı çalmak, zil çalmak
, saz çalmak gibi.
2.Etkinlik:
İkinci etkinlik olarak da Muntasara çiğ
köfteyi tanıtmak için bir yere gittik. Yine onu konuşturup eksiklerini gidermek için kültürü hakkında
sorular sorduk. Sonra çiğ köftenin yapımını anlattık. Kullanılan malzemelerin
isimlerini öğrettik. Bu arda Muntasır ilk defa çiğ köfte yediğini söyledi
ve çok acı buldu. Tabiri caiz ise alev aldı. Ama buna rağmen beğendiğini söydi.
3.Etkinlik: Oradan ayrıldıktan sonra Muntasır bizi evine
davet etti. Bizde bunun üzerine ev ziyareti yaptık. Gayet samimi ve hoşgörülü
bir şekilde bizi evinde misafir etti. Daha sonra bizi iki oğluyla tanıştırdı. Burada dikkatimi çeken ise Muntasırın büyük oğluna
Türkçe sayıları öğretmiş olmasıydı. Bunun yanında yine oğluna Türkçe
kelimeler öğretmeye çalışmasıydı.
Daha
sonra ilerleyen zamanlarda bize çay ikram etti ama bu çay biraz farklıydı çünkü
içerisinde tarçın atılmıştı. Ama yine de güzeldi. Bu tarçın Arapçada farklı kelimeyle karşılandığını söyledi biz
ise Türkçe karşılığını öğrettik.
Muntasır
konuşama sırasında ilk başlarda cümle kurma düzeninde yanlışlıkları vardı. Bu
yanlışlıklar daha çok zaman ekleri ve
şahıs eklerinin kullanımıyla alakalıdır. Biz ise öncelikle zaman eklerinin
ifade ettiği anlamları ve nerede kullanacaklarını anlattık . Öğrenilmesini
sağlamak için ise birden fazla gündelik hayattan örnekler vermesini istedik ve
gayette başarılı oldu.
Yine
şahıs eklerinin kullanım düzenini örneklerle anlatmaya çalıştık ve bu eklerin
fiile nasıl bağlandığını ifade ettik. Örnek vermek gerekirse “Ben geldi –
geldim” basit örneklerle işin mantığını
kavratmaya çalıştık.
Daha
sonra yine başka bir yabancı öğrenci olan Nazarın gelmesi ve çalışmalara dahil
olması onun için çok güzel oldu. Nazar da cümle kurma zorluğu yaşamaktadır. Biz
ise önce düz bir cümlenin nasıl kurulması gerektiğin anlattık. Ve ondan bildiği
kelimelerle cümle kurmasını istedik bu sayede hem anlatılan bilgilerin
kalıcılığını sağlamak için pratik yapmış olduk. Onlarda bu durum karşısında çok
memnun oldular ve böyle daha kolay Türkçe
öğrendiklerini söylediler. Yine
onların telaffuz yanlışlarını ve
cümle bozuklarını düzeltmemiz onlar için gayet etkili olduğunu
söylediler.
Fazla
dil bilgisine girmeden konuşma dilinin anlaşılırlığını ve kullanılabilirliğini
arttırmak için sürekli olarak örnekler vererek açıklamaya çalıştık. Yine
anlamları birbirine yakın bazı kelimelerin
farkını göstermeye çalıştık ve bunları örnekler üzerinden anlattık. Örnek
vermek gerekirse; bakmak , görmek ve izlemek gibi.
Günlük
konuşma dili içerisinde yer alan ve kullanım alanlarının geniş olduğu bilinen
ve onlar açısından faydalı olacağını düşündüğümüz için kalıplaşmış cümle ve deyimleri anlattık. Bunlar; hoş geldin , hoş bulduk,
eline sağlık, afiyet olsun, hayırlı geceler gibi. Ve bunların hepsini çeşitli
cümleler içerisinde kullanarak, kavratmaya çalıştık.
Daha
sonra Türkçe ve Arapça içerisinde
kullanılan ortak kelimelerden yola çıkarak, bunlara yeni kelimeler bulmaya
çalıştık. Daha doğrusu anlam
genişliğini oluşturmaya çalştık.
Biz, müsaade isteyip kalktıktan sonra bizimle
yaptıkları bu çalışmalardan çok faydalandıklarını söylediler ve teşekkürlerini
samimi olarak belirttiler. Bizde bu çalışmalardan memnun olduğumuzu
belirttikten sonra ayrıldık.