10 Mayıs 2015 Pazar

GÖRSEL OKUR YAZARLIKLA İLGİLİ RAPOR


İsmail Kara - Görsel Okuryazarlıkla İlgili Rapor

Görsel okuryazarlık , gelişen dünya teknolojisine bağlı olarak ortaya çıkmış bir kavramdır. Bu kavramın anlamına ve ilişkili olduğu alanlara yani  sosyal, ekonomi, siyasi, kültürel, bireysellik, ve eğitim gibi . yaşantımıza yön veren vasıtalara baktığımızda bu kavraman etkileri görmekteyiz

Görsel okuryazarlık, geniş çaplı bir etkiye sahip olmasına rağmen gelişen teknolojinin ışığında hangi alanda kullanılacaksa ona göre bir hal almaktadır. Bu durum ise her alanın kendine özgü, kendi kurallarının bulunduğu bir dil meydana getirmektedir. Ama diğer taraftan da baktığımızda bu kavramın ve işaret ettiği görsel dilin oluşabilmesi için, önce bireysel sonra toplumsal olarak benimsemek ve kültürümüze yansıtmamız gerekmektedir. Çünkü; tanımadığımız ve anlamını bilmediğimiz ya da bize vermek istediği mesajı fark edemediğimiz bir görsel nesne dikkatimizi çekmeyecektir. Bunun için önce ortak olduğumuz bazı noktaları ifade ederken hepimizde aynı algıyı uyandırması gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse yolculuk esnasında bir radar veya polis çevirmesi varsa bunu selektör yaparak bildirmekteyiz. Bu durum ise toplumumuzun tanıdığı ve onu benimsediği gösterir. Aksi halde bir ortak ilgi olmaz.

Diğer bir yandan genel olarak baktığımızda görsel okuryazarlık, geçmişteki yani eski çağlardaki iletişim sistemine, günümüz teknolojisini kullanarak bir geriye dönüş olarak görebiliriz. Geçmişte kişilerin kullandığı iletişim sistemi daha çok "görme" duyusuna hitap etmektedir. Bunlara örnek vermek gerekirse dumanla haberleşme, güçlülüğü sembolize eden vücut hareketleri, kişilerin belirlenmesi için onlara belirli işaretlerin yapılması bunların hepsi bir görsellik ifade etmektedir.

Bir farklı açıdan değerlendirdiğimizde bu kavramın sürekli olarak biz farkında olmadan karşımıza çıktığını görmekteyiz. Günlük hayatın akışı içerisinde bile bunlarla karşılaşmaktayız. Ama görmek ve bakmak arasında ki farkı yapmadığımız için dikkat etmiyor ve sıradanlaştırıyoruz. Trafik ışıkları, araba sinyal farları, hastanelerdeki hemşirenin sus işareti olan fotoğraflar, okuduğumuz kitaplardaki kapak fotoğrafları, alışveriş merkezlerindeki reklam afişleri , tanıtılacak olan filmin fragmanlarındaki yine kapak fotoğrafları gibi. sayamayacağımız kadar bu görsel okuryazarlığı görmekteyiz.

Eğitim açısında da bu kavramı değerlendirdiğimizde ne kadar etkin bir şekilde kullanıldığını görmekteyiz. Dinleme ve gördüğünü ifade etme arasında bir kıyaslama yaparsak , dinleme olgusunun daha pasif kaldığını görürüz. Örneğin ilk okul  çağındaki bir çocuğa istediğimiz kadar bağımlı maddelerin zararlarından bahsedelim pek anlamayacaktır. Oysa bu maddelerin zararlarını içeren bir fotoğraf gösterdiğimizde artık bu durum onun için aklında somut bir şekilde kalmasına vesile olacaktır. Bu durum ise koşullanmayla beraber görselliğin ifade tarzını aklında işlemeye ve bir anlam vermeye çalışacaktır. Bunun sonucunda ise bu maddelerin zararlarını fotoğrafı sayesinde otomatik olarak sadece "bakam ve görme " işlemiyle kavrayacaktır.

Bir diğer özelliğine baktığımızda yine teknolojinin vermiş olduğu rahatlık nedeniyle bilgi edinme sürecinde eğitime büyük katkılar sağlamıştır.  Şöyle ki; daha öne aşina olmadığımız bir konu hakkında bilgi sahibi olmaya çalışırken, daha çok aldığımız bu bilgileri tekrar aktarırken daha doğrusu ifade ederken, bu görsel faaliyetlerden fazlasıyla yararlanabiliriz.  Vermek istediğimizi uzun uzadıya anlatmak yerine az zaman da ve tek bir şeyle birçok şey anlatmak için en etkili bir eğitim tekniğidir.

  Yine bir başka açıdan baktığımızda kişisel gelişim üzerinde de etkisi vardır. Çocukların gelişim evrelerinde bu kavramın getirdiği yükümlülükler çocukların beden dilini, jest ve mimikleri anlamlı ve etkili bir şekilde kullanmasını sağlar. En basitiyle çocuğuyla beraber komşuya giden bir annenin, çocuk yaramazlık yaptığı zaman kaşlarını çatarak elini kaldırıp sallaması çocuğun bir yanlış harekette bulunduğunun farkında olmasını sağlar. Bunun sonucunda ise çocuğun davranışlarında daha temkinli olmasına neden olur. Ve çocuğun bu sayede gördüğü ifade şekillerine karşı yorum yeteneğini geliştirir.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder